enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
11°C
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Pazar Çok Bulutlu
11°C
Pazartesi Az Bulutlu
12°C
Salı Çok Bulutlu
11°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C

“Ekmek yer, bira içer ama iyi hissedemez”

“Ekmek yer, bira içer ama iyi hissedemez”
9 Haziran 2021 08:33
A+
A-

Binlerce yıl önce depresyon böyle tanımlandı

Babil ve Asur halklarına ev sahipliği yapan Mezopotamya’da depresyonu tanımlayan, 3 bin yıl öncesine metinler ortaya çıktı.

Bunlar, M.Ö. ilk bin yılda yazıldığı ifade edilen Teşhis Kitabı (Diagnostic Handbook) isimli 40 kil tabletten oluşan bir ansiklopediden çevrildi.

Akad dilinde ve çivi yazısıyla yazılan tabletlerde yer alan nir metinde depresyon ve hayal kırıklığının ilişkilendirildiği görüldü.

VICE’ın haberine göre metinde düşük ruh hali şöyle anlatılıyordu:

Sürekli iç çeker, ekmek yer, bira içer ama iyi hissedemez, sonra ‘Aman gönlüm!’ der ve canı sıkılır. Aşk hastalığına yakalanır; erkek ve kadın için aynıdır.

Tabletlerin bazı kopyaları bugünkü Irak ve Suriye’de bulunmuş, eksiksiz bir kitap oluşturmak üzere bir araya getirilmişti.

Oxford Üniversitesi’nden Asurolog Moudhy Al-Rashid, bu metinlerde yer alan, özellikle duygusal veya zihinsel belirtilerle kısımları ortaya çıkarmaya odaklandı.

Al-Rashid, büyücülüğün neden olduğu yazılan rahatsızlıkları anlatan bir metinde de depresyonla uyumlu belirtilerden söz edildiğini keşfetti. Metinde şu ifadeler yer alıyordu:

Bazen solgunlaşır, bazen kızarır, bazen yüzü daha da kararır, endişelenir, bunalır, kalbi konuşamaz.

M.Ö. 900 ila 600’e tarihlenen bir metinde ise konuşmak istemeyen, uykusuzluk çeken, iştahını ve libidosunu kaybeden erkekler, “Ekmek ve bira arzusu yoktur, bir kadına gitme arzusu yoktur, ‘kalbi’ onu bir kadına karşı uyandıramaz. Düzgün konuşamaz” diye anlatılıyordu.

Teşhis Kitabı’nda ayrıca Al-Rashid’in incelediği ana duygusal semptomların yanı sıra, anksiyete veya depresyonla mücadele edenlerin aşina olduğu birçok fiziksel şikayet de yer alıyordu. Bunlar arasında hazımsızlık, baş dönmesi, yorgunluk, terleme, halsizlik ve mide sorunları yer alıyordu.

Öte yandan Mezopotamya’da akıl hastalıklarının nedeni genellikle doğa üstü güçlerle ilişkilendiriliyordu. Tanrılar, tanrıçalar ve hatta hayaletler, zihinsel semptomların sorumlusu olarak görülüyordu.

Zihinsel semptomları tedavi etmesi için aşipular (şeyatan kovucular) başvurmak, doktorların veya uzmanların aranması kadar normaldi.

Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nde asuroloji ve çivi yazısı uzmanı Gina Konstantopoulos, “Öğrencilerime bugün Amerika’da Şeytan Çıkarma Departmanı da varmış gibi düşünmelerini söylüyorum” dedi.

Bunlar idari ve bürokratik bir çerçevenin parçasıydı ve bazı kişilerin yoğun bir eğitimden geçtiği teknik bir meslekti.

Al-Rashid’in şu anda kalp kırıklığı anlamına gelen ḫīp libbi ifadesi üzerinde çalışıyor. Uzman “Bence bazı bağlamlarda bir tür kaygıya atıfta bulunuyor. Ama sonra başka bir bağlamda okuyorum ve açıkça karın ağrısının tarif edildiğini görüyorum” diyor ve ekliyor:

Faydalı olduğunu düşündüğüm şey, hastalığın kendisinden ziyade semptomlarına bakmak ve bunlar, bugün yaşadıklarımızla çok fazla örtüşüyor. (Independent)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.